La La Land (aşıklar şehri) eleştri 2017

5 ay önce
227 kez görüntülendi

Önce 2017 Altın Küre Ödüllerinde Sonra Oscar ödüllerinde adını duyuran La la land filmini izledik..

74. Altın Küre ödüllerine La La Land damgası

En İyi Film (Müzikal/Komedi): La La Land

En İyi Erkek Oyuncu (Müzikal/Komedi): Ryan Gosling, La La Land

En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal/Komedi): Emma Stone, La La Land

En İyi Senaryo: Damien Chazelle, La La Land

En İyi Yönetmen: Damien Chazelle, La La Land

En İyi Film Müziği: La La Land

En İyi Orijinal Şarkı: La La Land (City of Stars)

İşte 2017 Oscar Ödüllerinde:

 

En iyi kadın oyuncu: Emma Stone (La La Land)

En İyi Prodüksiyon Tasarımı: La La Land

En İyi Görüntü Yönetmenliği: La La Land

En iyi yönetmen: Damien Chazelle (La La Land)

En İyi Film Müziği: La La Land
En İyi Özgün Şarkı: City Of Stars, La La Land

la


Komedi Drama Müzikal Türünde geçen ancak Dram ağırlıklı bir film La la land. Peki bu kadar ödüle sahip olan filmde izleyici gözüyle ne var? Altın küre ödüllerini aldığında yerimde duramamış sinirden küplere binmiştim o kadar aday varken neden bu filme ödül yağmıştı anlayamamıştım tabi filmi seyredene kadar.

Filmin konusu ve değindiği öğeler bize biraz yabancı gelecek türden nitekim film aslında esasında nihayetinde ennn sonunda yüksek bir zümrenin dertlerine değiniyor. Ahanda bu zümrenin dertlerine

jimmy-kimmel-will-host-the-89th-oscars-2017


 

Tabi bunun içinde Oscar yağdığını savunmuyorum (kısmen). Filmin konusunu adetim üzere pek yazmayı sevmem ama burda zengin kız fakir oğlanın olmadığı ikisininde fakir olduğu, yeteneklerini hayalleriyle birleştirip mutlu mesut zengin bir hayat sürdürmeye çalıştıkları ancak hayatın gerçeklerinin pek de öyle olmadığı bir düşler diyarı La la land. Yani diyolarki “Zenginiz ama o kadar da mutlu değiliz” Tabi bu mesajı vermek için 30 milyon dolar bütçeye ne gerek vardı, aceba Holly Wood da film yapmak eskisine göre biraz daha mı pahalılaştı. Bu film bana 1970 yapımı Kartal Tibet Ve Hülya Koçyiğit’in oynadığı Seven Ne Yapmaz filmini hatırlatıyor hatta müzikal dram romantik türleriyle eşleşiyor ve zaman zaman birbiriyle adeta örtüşüyor. Filmin bir diğer yan konusu olan Blues Müzik Dünyası beni bir B.B. King hayranı olarak istemsizce kendine çekiyor ve filmden ayrı bir haz almamı sağlıyor.

Bir müzikal olarak dans kareografi oldukça etkileyici oyuncular ne kadar iyi birer dansçıda olduklarını güzel sergilemiş eğreti durmayan figürleriyle, hint filmlerinde bir anda “haydaaa yine mi dans” tepkileriyle olduğu gibi filmden bir anda kopmuyor. Filmde bir diğer dikkat ettiğim nokta ise Emma Stone’un bütün süre boyunca yüzlerce hatta binlerce mimik sergilemiş olması ki bu çok hoş.

Sinema dünyasında müzikal filmlere bir çok sebepten ötürü ayrı bir değer veriliyor oyuncular camiası içinde. Filmle beraber bir tiyatro etkinliği, sinema sanatında ayrı bir pencere olarak görülüyor, bu film’e neden bu kadar değer verildiğini anlamak için en azından film dünyasının içinde aktif bir seyirci olmak gerekli. Hayatımızda bir kere olsun sanat filmi izlemiş olmak ya da sanatsal bakış açısını gerçek dünyayla yani; realizmi sürrealizmle harmanlayacak bir sanatsal yetkinlikte olmak gerekli. Tabi bu da Oscar’ın ya da Altın Küre ödüllerinin, sanat ödülleri mi yoksa belli bir zümreye hitap etmeyen evrensel ödüller mi? olduğu tartışmasını birkez daha ortaya koyuyor.

Sonuç olarak izlersiniz ama beğenebilirsiniz beğenmezsizniz kestirmek güç, çok uçta kalmış bir film olarak tavsiyelere ekliyorum. İyi seyirler 😉

 

 
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık